Abdullah Öcalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdullah Öcalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Yeni bir Vesika!

Zana Kaya - Kenan Aydın* / Mehmet Bekaroğlu**



Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Öcalan’ın önerdiği Demokratik İslam Konferansı’nı gazetemize değerlendirdi. Medine Vesikası’na dikkat çeken Bekaroğlu, ‘Vesika günümüz koşullarına uyarlanabilir’ dedi.


VESİKA BUGÜNE TAŞINABİLİR


Bekaroğlu, “Vesika’da toplumun ortak konularda nasıl kararlar alacağı ile ilgili maddeler var. İnançlar ve kimlikler kendi içlerinde özerktir. Medine Vesikası’nın yeni koşullarda nasıl olabileceğini konuşmalıyız. Konferans bu açıdan önemli” dedi.


ÖCALAN’IN ÖNERİSİ ÇOK ÖNEMLİ


“Halkın gündelik yaşamını belirleyen, kültürünün, zenginliklerinin ana rengi olan Müslümanlık yok sayılarak bir yere gidilemez. Öcalan, bunları gördü ve söylüyor” diyen Bekaroğlu, “Buradan hareketle alınacak önemli yollar var” dedi.

10 Kasım 2013 Pazar

Özgür Gündem'in KCK Eş Başkanı Cemil Bayık'la yaptığı röportajın tamamı




Oğuz Ender Birinci* / Cemil Bayık



Öfkemiz buna!



‘Biz savaşı durdurduk ama AKP-Türkiye savaşı durdurmadı’ diyen Bayık, ‘Savaşın yönünü Rojava’ya çevirdi. Önderliğin şartlarında hiçbir değişiklik yapmadı. Böyle yürüyemeyeceği ortadadır’ dedi.


SÜREÇ ÇÖKTÜ ÇÜNKÜ...

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, çözüm sürecinde diyalog döneminin bittiğini, müzakere dönemine geçilmesi gerektiğini fakat hükümetin buna niyeti olmadığı için ‘sürecin çöktüğünü’ kaydetti. Bayık, “AKP çözüm sürecini seçimlere kurban ediyor” dedi.


AKP SAVAŞI DAYATIYOR

Bayık, “Biz dünyanın şahitliğinde dedik ki savaşı durduruyoruz, sorunu çözmek istiyoruz. Şimdi AKP ne yapıyor siyasetin yollarını kapatarak savaşı dayatıyor. Bize düşen de olup bitenleri kamuoyuna duyurmak. Bu ne tehdittir ne de şantaj” dedi.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Bir parti lideri ve bir halk önderi



Filiz Koçali*



21 Mart 2013 gününü hatırlayın ve İmralı’dan gelen mektubun okunmasından sonraki havayı bir düşünün. Yüz yıllık bir sorunun çözüleceğinin ve onun yarattığı otuz yıllık savaşın biteceğinin umudu yayıldı herkese. Dahası mektup, kapitalizmin ve tekçiliğin mağduru geniş halk kitlelerinin demokratik moderniteyi inşa yolunda yan yana gelebileceğinin, eşitlenmenin, kardeşleşmenin yolunun açılacağının umudunu da yarattı.

Çözüm süreci bazen ilerler, bazen tıkanırken ve gelinen noktada üç aşamalı plan neredeyse delik deşik olurken, o mektuptan 6 ay sonra Başbakan, rüzgarı günler önceden estirilen “demokratikleşme paketini” açıkladı. Açıkladı açıklamasına da, o da ne, paketin içinden, devrim gibi iddialı tanımlamalar bir yana, bugünü bile rahatlatacak bir şey çıkmadı.