Sırrı Süreyya Önder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırrı Süreyya Önder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2013 Cumartesi

Karatay hipnozu ve sorulmayan sorular



Sırrı Süreyya Önder*



"Ne yapsın kadın, korkmuş, adeta hipnoz olmuş" demeyin. O kadar masum değil! Bu ülkedeki linç histerisinin en mikro çekirdeği işte böyle çalışıyor.

Yaşadığı dönemde ‘Dolandırıcıların Şahı’ diye anılan bir mahpus arkadaşım vardı. Rivayet olunur ki Selçuk Parsadan’ın da ustasıymış. Yıllarca yapıp her seferinde de başarılı olduğu dolandırma yöntemi dergi çıkarmaktı. Dergilerinin şaşmaz iki adı vardı. Birincisi ‘Vergi Müfettişleri’ diye başlardı, ikincisi de ‘Emniyet Mensupları’. Bu isimlerle başlar ve ‘dayanışma, denetleme vb.’ uzantılarla devam ederdi. ‘Ordu Mensupları’ diye başlayan dergi isimleri de varmış ama onları yalnızca darbe ve sıkıyönetim dönemlerinde tedavüle sürermiş.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Sıtma savaş ve eradikasyonu



Sırrı Süreyya Önder*



Tıpkı Başbakanımızın açılışlarda yaptığı gibi “Ya Allah Ya Bismillah” dedim. Her ihtimale karşı “Ya Ali”yi de ekleyip iğneyi sapladım.

Ben okumayı söktükten sonra sapıkça bir işe yöneldim. Kentteki bütün tabelaları okuyup ezberliyordum. İlkokul 2. sınıftayken kentin bütün dükkan ve sokak tabelalarını ezberlemiştim. O kadar sıralı sayıyordum ki “Google Map” olsa haset ederdi. 

İki tabela ile başım dertteydi, birisi ‘Trahom Savaş Dispanseri’ diğeri de ‘Sıtma Savaş Eradikasyonu’.