Rojava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rojava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Nav ê min Rojava ye…



Rojava



“Ez çi bêjim li dû çavên te,
Ez çi bêjim ji ber xweşikbûna te,
Rojavayê dilê min!
Tavaheyva min di xweşikbûna rûyê te de ma,
Kenên min di çavên te de,
De bilezîne!
Wek çûyînek bê xatir vegere li me,
Wek zarukek bê xem bikene ji me re
di germahîya şoreşê de,
Bila em bibin Rojavayê dilê te,
Û bila şad bibe Kurdistan,
Bi hatina te,bi azadîya te…”

Sırrı Süreyya Önder ile Gezi üzerine



Kampfplatz / Sırrı Süreyya Önder



Siz direnişin Gezi Parkı’yla sınırlı olduğu ilk günlerde oradaydınız. O sırada hareketin bu boyutlara geleceğini tahmin etmiş miydiniz? 1 Haziran sonrasında hareketin geldiği boyutu gördüğünüzde ne hissettiniz? Direnişin hangi yönlerini umut verici, hangi yönlerini yetersiz buluyorsunuz?

Kent isyanları dünyanın farklı noktalarında gerçekleşmişti bu hareketten önce. Gördüğümüz, bu tip isyanların çoğunun yerel olduğu kadar genel sıkıntıları da temsil ettiğiydi. Bu bağlamda, neoliberalizm özelinde halkların “ayaklanmaları” ve kent hakkına sahip çıkmaya çalışmalarının boyutlarının büyüyeceğini öngörmüştüm; ancak bu denli bir politik çeşitliliğin dengeli bir biçimde sürebilmesini elbette hiçbirimiz kolay kolay tahmin edemezdik.

11 Kasım 2013 Pazartesi

KCK de savaşa gönüllü değil



Hayko Bağdat* / Meral Danış Beştaş**



BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş çözüm sürecinde, “AKP’nin savaşı göze alacağını” düşünmediğini ancak iktidar partisinin meseleyi stratejik görerek “Ne kadar öteleyebilirim” diye yaklaştığını söyledi.

BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ile Diyarbakır’da konuştum.

Barış sürecindeki son durumdan Türkiye’nin Rojava politikasına, öğrenci evleri meselesinden Başbakan’ın HÜDAPAR görüşmesine kadar gündemi değerlendirdi. Değişen siyasi iklimde bölgede yaşanacaklar hakkında öngörülerini aktardı.

10 Kasım 2013 Pazar

Özgür Gündem'in KCK Eş Başkanı Cemil Bayık'la yaptığı röportajın tamamı




Oğuz Ender Birinci* / Cemil Bayık



Öfkemiz buna!



‘Biz savaşı durdurduk ama AKP-Türkiye savaşı durdurmadı’ diyen Bayık, ‘Savaşın yönünü Rojava’ya çevirdi. Önderliğin şartlarında hiçbir değişiklik yapmadı. Böyle yürüyemeyeceği ortadadır’ dedi.


SÜREÇ ÇÖKTÜ ÇÜNKÜ...

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, çözüm sürecinde diyalog döneminin bittiğini, müzakere dönemine geçilmesi gerektiğini fakat hükümetin buna niyeti olmadığı için ‘sürecin çöktüğünü’ kaydetti. Bayık, “AKP çözüm sürecini seçimlere kurban ediyor” dedi.


AKP SAVAŞI DAYATIYOR

Bayık, “Biz dünyanın şahitliğinde dedik ki savaşı durduruyoruz, sorunu çözmek istiyoruz. Şimdi AKP ne yapıyor siyasetin yollarını kapatarak savaşı dayatıyor. Bize düşen de olup bitenleri kamuoyuna duyurmak. Bu ne tehdittir ne de şantaj” dedi.

9 Kasım 2013 Cumartesi

Kaide Rojava'da tutunamaz



Mutlu Çiviroğlu*



Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Sözcüsü Rêdûr Xelîl, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerle Kaide arasında yaşanan çatışmalarda gelinen noktayı Radikal’e anlattı. Xelîl, Irak sınırındaki Til Koçer’in YPG’nin eline geçmesinin ardından Kaide’nin birçok yerden çekilmek zorunda kaldığını söyledi.


YPG’nin başlattığı kapsamlı operasyonlardan sonra şu an durum nasıl, hangi yerler kontrolünüzde?

Evet, Serêkaniyê’de Devrim Şehitlerine Vefa Operasyonu’nu başlatmıştık. 2. aşaması dün gece (salı) sona erdi. Bu hamlemizden sonra radikal silahlı grupların elindeki 23 ilçe, köy ve ve merkez tamamen temizlendi. Yani Til Temir ve Serêkaniyê hattının kuzeyi arasındaki 23 yer tamamen kurtarıldı. Mişrafa, Til Halef, Esfer Nacar ve son olarak Til Temir yakınındaki Benacir kurtarıldı. 

8 Kasım 2013 Cuma

Does Washington have a policy toward Syria’s Kurds?

People sit in the back of a truck as they celebrate what they said was the liberation of villages from Islamist rebels near Ras al-Ain in the province of Hasakah, after capturing it from Islamist rebels, Nov. 6, 2013. (photo by REUTERS)


Cengiz Çandar*



A recent Financial Times blog ended by saying, “Welcome to the Middle East and have a nice day.”

I spent the last week in Washington, which coincided with the visit of Iraqi Prime Minister Nouri al-Maliki, and every day I reread those lines:  “Welcome to the Middle East and have a nice day.”

Türkiye’nin utanç duvarı



Fehim Taştekin*



Beyaz tülbentli kadın, Lütfiye Gökkan endişeli: "Kızımın yanına gidip, oturmak istiyorum ama izin vermiyorlar. Bir tarafta asker, bir tarafta polis; ablukaya almışlar. Bakmamıza bile izin vermiyorlar. Ne Hitler, ne Nazi, ne Osmanlı böyle yaptı. Bunu bize yapan Erdoğan'dır. Kızı Ayşe Gökkan, Nusaybin Belediye Başkanı. Suriye ile Türkiye sınırındaki mayınlı tarlada dikenli teller arasında tek başına 30 Ekim’den beri ölüm orucunda. Günde sadece yarım litre su alıyor. Nusaybin’in ikizi sayılan Suriye’nin Kamışlı kenti arasında hükümetin başlattığı duvar inşaatı durduruluncaya kadar açlık grevine son vermeyeceğini söylüyor. Güvenlik güçleri sadece sağlık ekibinin günde bir kez gidip muayene etmesini izi veriyor. 112 Acil hazırda bekliyor. Desteğe gelen Rojavalı Kürtler Gökkan’ı görmesin diye yetkililer yeşil branda çekti.


3 Kasım 2013 Pazar

Five reasons US should change policies toward Syria’s Kurds



Amberin Zaman*



Syria’s most influential Kurdish group, the Democratic Union Party (PYD), which has been running a belt of mainly Kurdish settlements along the Turkish border since July 2012, has been knocking on Washington’s door for some time, but it remains firmly shut. The situation was driven home on Oct. 28 when Kurds from across the globe gathered for a groundbreaking conference called “The Kurdish Role in the New Middle East” held at the National Press Club in Washington, DC.


19 Ekim 2013 Cumartesi

Is Turkey Digging a Hole With Its Syria policy?


Tülin Daloğlu*



What happens when you make a mistake? You either admit it’s a mistake and do your best to exit the situation as quickly as possible, or you deny it and continue digging yourself in a hole by repeating the same mistake, making the situation more complicated. It is no different when states make a mistake, or their policies become one.

Turkey’s Syria policy has been a mistake, and Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan’s government continues to deny this reality — especially when he comes under criticism for turning a blind eye to radical jihadist groups entering Syria through Turkey. People are likely to pay a dear price for this.

Türkiye Üzerindeki ‘Radikal Örgüt’ Baskıları Artıyor


Semih İdiz*




Türkiye, Suriye’de İslam devleti kurmak için savaşan örgütlere doğrudan destek olduğuna ilişkin iddiaları reddederek, bu örgütlere en ufak bir müsamaha bile gösterilmediğini belirtiyor. İlk zamanlardaki tutumunu değiştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bu örgütlere yönelik eleştirilerini yüksek sesle dile getiriyor.

Hükümet ayrıca BM Güvenlik Konseyi tarafından El Kaide ve Taliban ile bağlantılı olduğu tespit edilen 349 kişi ve 67 tüzel kişiliğin Türkiye'deki mal varlıklarını dondurdu. Karar 10 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlandı.

11 Ekim 2013 Cuma

Syrian Kurdish leader urges Turkey to end support for Salafists



Amberin Zaman*



Saleh Muslim, co-chair of the Kurdish Democratic Union Party (PYD) — which controls a string of mainly Kurdish-populated towns and villages in northern Syria and administers them through "popular councils" — has a few tempered messages for Turkey in an exclusive interview with Al-Monitor on Oct. 7. A few days later, on Oct. 9, as this article was about to be published, news emerged that Muslim's son Shervan, a fighter with the Popular Defense Units (YPG), had been shot and killed in the town of Tel Abyad by a sniper from the Islamic State of Iraq and al-Sham (ISIS). Muslim could not be reached for comment.

8 Ekim 2013 Salı

Mütedeyyinler birbiriyle selamı kesti!




Hüda KayaSedat Yılmaz*



Gazetemize konuşan Hüda Kaya, AKP’nin İslami camiada kırılmaya yol açtığını, mütedeyyinlerin birbiriyle selamı sabahı kestiğini söyledi. Kaya, ‘AKP devlet partisine dönüştü’ dedi.


ERDOĞAN EJDERHAYA TESLİM OLDU!


“Zulmü yaşayan insanları daha iyi anlayacak dedik. Ama AKP bugün devletin o ejderha kollarının içinde” diyen Hüda Kaya, Erdoğan’ın Bush’un “Ya bizimlesiniz ya teröristlerle” politikasını iç siyasete tahvil ettiğine işaret etti.


GÜL VE CEMAAT SİYASİ ÇALIŞMA İÇİNDE


Cemaat, Gül ve Erdoğan arasındaki çelişkilere de değinen Kaya, “Cemaat hep iktidara oynar. Derinliğini bilemem ama aralarında bir kırılma olduğunu düşünüyorum. Hatta Cemaat ve Gül’ün de dahil olduğu yeni bir siyasi yapılanma çalışması olduğuna yönelik duyumlar var” dedi.


3 Ekim 2013 Perşembe

‘Yetmez ama oyalarız’ paketi




BDP Eş Genel Başkanı Kışanak’a göre AKP Türkiye’yi “oyalıyor”; ülke hazır olmasına rağmen demokrasi adımlarını atmıyor. BDP’nin sertleşeceğinin sinyallerini veren Kışanak, “Yaptık yine yaparız” diyerek Kürt siyasetinin örgütlenme gücüne vurgu yapıyor.


AKP’nin “demokratikleşme paketi”ne tepkiler sürüyor. Alevilerden azınlıklara ve demokrasi güçlerine kadar hiç bir toplumsal kesimi tatmin etmeyen pakete en büyük eleştiri Kürt siyasetinden geldi. BDP Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak, hükümetin üzerine düşeni yapmadığını, seçime yönelik hamlelerde bulunduğunu söyledi.


20 Eylül 2013 Cuma

Barış Süreci Nusaybin-Diyarbakır-İstanbul



Nuray Mert*



Demokratikleşme paketi hâlâ ortalarda yok, ama tarih paketlerin açılmasını beklemiyor, Kürtler için de, bizler için de geleceğe doğru bir yürüyüş devam ediyor. Henüz şansımız var, çünkü bu yürüyüş tüm zorluklara ve olumsuzluklara rağmen demokratik zeminde yürüyor.

Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan,'Mezopotamya Tarihinde Nusaybin Sempozyumu'na davet ettiğinde sevinçle kabul ettim, ama itiraf edeyim ki benim asıl aklımda olan, bu sınır hattında Rojava'ya ilişkin hissiyat ve ortamı gözlemlemekti. Sempozyum'un programını oraya varınca öğrendim, içeriği fazla tarihsel-kültürei geldi, güncel meseleleri konuşmak için ortam olmayacak, zaman kalmayacak diye hayıflandım, hatta biraz söylendim ve de fazlasıyla mahçup oldum. Zira, Gökkan dar zamanda bir sürü işi birlikte yapabilen biridir, hem çok başarılı bir sempozyum çalışması izledik, hem de akşam bir soluk, Kızıltepe-Şenyurt kapısına gidip, Derbesiye'ye (Rojava'ya) yardım gönderilmesini gözlemleme fırsatı bulduk.

19 Eylül 2013 Perşembe

Paralel devlete dikkat!



Selahattin Demirtaş / Zana Kaya*



Demirtaş, Öcalan’ın süreç için en büyük risk olarak paralel devlet yapılanmasını gördüğünü belirterek şu uyarısına dikkat çekti: ‘Paralel devlet sabote etmek için pusuda’


AKP’YE PARALEL DEVLET UYARISI


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan’ın paralel devlet konusunda uyardığını belirterek, “AKP’nin şu anda çözüme yaklaşımı, paralel devletin yaklaşımıdır. Hükümet, bu paralel devlet zihniyetiyle hareket ederse çözüm zora girer” dedi


EL NUSRA HİZBİ-KONTRA’DIR


10 Eylül 2013 Salı

Abbas Vali ile Suriye, Kürtler ve Türkiye Üzerine



Ece Koçak*



“Bence Türkiye’nin Suriye ve Rojava’da yaşanan gelişmeleri yanlış okuması ve duruma yanlış yaklaşması, iç politikada PKK ile yürütülen barış sürecine şekil verdi. Türk hükümeti işi sürüncemede bıraktı.”


Akademik kariyerine 1986’da Wales Üniversitesi’nde başladı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından Erbil Üniversitesi’ni kurması için 2005 yılında davet aldı. 2008 yılında Erbil Üniversitesi’nden ayrıldığında rektörlük görevini sürdürüyordu. Vali o tarihten itibaren Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi.

9 Eylül 2013 Pazartesi

Yaşam ölümü yenecek


Erdal İmrek*



Devlet ve Öcalan arasında başlayan görüşmelerle yeni bir aşamaya gelen Kürt sorununda geldiğimiz süreci bu kez deneyimli siyasetçi Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’yla konuştuk. Süreç ilerlerken bazı sıkıntılar yaşandığını ancak bunların böylesine zor bir meselenin çözümünde karşılaşılması doğal sıkıntılar olduğunu söyleyen Bekaroğlu, süreçten umutlu. Türkiye’nin daha fazla bu sorunla yaşayamayacağını söyleyen Bekaroğlu, “Yaşam ölümü yenecek” diyor.


Çözüm süreci, Öcalan’la yapılan görüşmeler, zaman zaman karşılıklı gergin açıklamalarla, ‘süreç bozulacak mı’ endişeleriyle sürüyor. Siz gelinen aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kopukluk olduğunu görmüyorum. Sürecin özel bir risk altında olduğunu düşünmüyorum. Bu zaten riskli bir süreçtir. Bu sürecin tabiatında vardır. Şu anda özel bir sebep, ‘süreç tıkandı’ diyebileceğimiz bir durum görmüyorum. Karşılıklı açıklamaların bir kısmı ‘acaba süreç tıkanıyor mu, tıkandı mı’ gibi düşündürebiliyor. Bunlar da normal. Bu tip süreçler böyle ilerler. Bu aşamada herhangi bir sabotaj, yol kazaları bile olmadı. Bir sıkıntı yok. İkinci aşamayla ilgili de bir sıkıntı görmüyorum.

8 Eylül 2013 Pazar

“Suriye kurşunu minik Emine’yi vurdu”



Amberin Zaman*



“Suriye’den seken kurşun Ceylanpınar’da çamaşır asan kadının kafasına isabet etti.”

“Suriye’den gelen kurşunla Mahsun öldü.”

Suriye sınırının sıfır noktasında bulunan Urfa’ya bağlı Ceylanpınar İlçesi’nden gelen bu haberler artık rutine bindi. Ceylanpınar’ın tam karşısında bulunan Serekaniye’de PKK’nın Suriye kolu olarak anılan Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Suriyeli muhalifler arasında süren çatışmalar ilçedeki hayatı kâbusa çevirmiş vaziyette. Savaşın patlak verdiği kasım ayından bu yana dört vatandaş seken mermiler yüzünden öldü.

Suriye-'Çözüm Süreci' bağlantısı...


Cengiz Çandar*



Rusya’nın St.Petersburg şehrinde yapılan G20 Zirvesi’ne Suriye konusunun damgasını vuracağı biliniyordu. Öyle de oldu. Ancak Suriye konusunda ters pozisyonlarda yer alan Obama ile Putin arasında herhangi bir orta yolda buluşma sağlanamadığı gibi, zirveden Suriye’ye müdahale yanlısı olan Obama’nın güçlü çıktığı hayli kuşkulu.

Zirve sonunda, Tayyip Erdoğan’ın da (yani Türkiye’nin) aralarında bulunduğu 11 ülke liderinin Suriye konusunda –askeri müdahaleden söz etmemekle birlikte- sert içerikli bir bildirinin altına imza atması, G20’nin Suriye konusundaki ‘konsensüsü’nü yansıtmaktan ziyade, uluslararası sistemde çok derin ayrılıkların mevcudiyetine işaret ediyor.
Obama’nın, Hollande’ın (Fransa) ve Tayyip Erdoğan’ın (Türkiye) yanı sıra, İngiltere, Kanada, Avustralya, S.Arabistan, İspanya, Japonya, Güney Kore gibi ülkeler ve İtalya silahlı mücadeleden söz edilmemiş olduğu için bildiriye imza attı.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Evrensel gazetesinin, Kadın Meclislerimizin de bileşeni olduğu Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin (DÖKH) aktivistlerinden Ceylan Bağrıyanık'la yapmış olduğu yazılı röportajın tamamı




Rojava bir kadın devrimi





Rojava'da yaşanan katliamda kadınlar ve çocuklar adeta açık hedef haline getiriliyor. Siz bu süreci nasıl yorumluyorsunuz? Neyin sonucudur Rojava'da yaşanan?

Sizin de belirttiğiniz gibi, Rojava’da bir katliam gerçekleştiriliyor. Çocuklara, sivillere, kadınlara dünyanın gözü önünde insanlık dışı bir vahşet uygulanıyor. Suriye’nin başka bölgelerinde de olduğu gibi, Rojava’da Kürt halkına işkence yapılıyor ve katlediliyor. Bu süreci iki açıdan değerlendirmek mümkün: Birincisi, Kürt halkı ve özellikle de kadınlar öncülüğünde devrimsel bir süreç yaşanıyor. Bu süreç öyle bir anda ortaya çıkmadı; Kürt özgürlük hareketi ve kadın hareketinin, Baas rejiminin tüm kimlik ve kültür kırım politikalarına karşı uzun yıllara dayanan, demokratik bir mücadele süreci yaşandı. Bu mücadele sürecinde, büyük bir aydınlanma, bilinçlenme ve tabandan doğru gelişen demokratik bir örgütlenme düzeyi açığa çıkarıldı.