Demokratik Çözüm Süreci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Demokratik Çözüm Süreci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2013 Pazar

Özgür Gündem'in KCK Eş Başkanı Cemil Bayık'la yaptığı röportajın tamamı




Oğuz Ender Birinci* / Cemil Bayık



Öfkemiz buna!



‘Biz savaşı durdurduk ama AKP-Türkiye savaşı durdurmadı’ diyen Bayık, ‘Savaşın yönünü Rojava’ya çevirdi. Önderliğin şartlarında hiçbir değişiklik yapmadı. Böyle yürüyemeyeceği ortadadır’ dedi.


SÜREÇ ÇÖKTÜ ÇÜNKÜ...

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, çözüm sürecinde diyalog döneminin bittiğini, müzakere dönemine geçilmesi gerektiğini fakat hükümetin buna niyeti olmadığı için ‘sürecin çöktüğünü’ kaydetti. Bayık, “AKP çözüm sürecini seçimlere kurban ediyor” dedi.


AKP SAVAŞI DAYATIYOR

Bayık, “Biz dünyanın şahitliğinde dedik ki savaşı durduruyoruz, sorunu çözmek istiyoruz. Şimdi AKP ne yapıyor siyasetin yollarını kapatarak savaşı dayatıyor. Bize düşen de olup bitenleri kamuoyuna duyurmak. Bu ne tehdittir ne de şantaj” dedi.

11 Ekim 2013 Cuma

Kandil 'Paket'i açtığı vakit...


Cengiz Çandar*



“Kürtlere kulak veriliyor mu?” başlıklı yazı dün bu köşede yayımlandı. Önceki gün yazıyı yazmakta iken, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’nın, yazının yayımlanacağı gün geniş kapsamlı bir açıklama yapacağını hesaba katmamıştım. Oysa, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Paket”i açıkladığı günün hemen ertesinde, “Kandil”in bir hafta sonra geniş bir değerlendirme ilan edeceği açıklanmıştı.

10 Ekim 2013 Perşembe

Turkey Should Press Ahead With PKK Process



Yavuz Baydar*



Now that the Turkish government has unveiled a democracy package of “partial reforms,” the question is looming large: How will that sway the Kurdish peace process, watched closely both at home and abroad?

There are two points of view.

Prime Minister Recep Tayyip Erdogan’s chief political adviser, Yalcin Akdogan, writes in his column in the daily Star that the government is following a path of “gradual” normalization “with a mentality change simultaneously under way.” That is, as political analyst Sahin Alpay argues, the Justice and Development Party (AKP) is opting for a “piecemeal regime change.”

3 Ekim 2013 Perşembe

‘Yetmez ama oyalarız’ paketi




BDP Eş Genel Başkanı Kışanak’a göre AKP Türkiye’yi “oyalıyor”; ülke hazır olmasına rağmen demokrasi adımlarını atmıyor. BDP’nin sertleşeceğinin sinyallerini veren Kışanak, “Yaptık yine yaparız” diyerek Kürt siyasetinin örgütlenme gücüne vurgu yapıyor.


AKP’nin “demokratikleşme paketi”ne tepkiler sürüyor. Alevilerden azınlıklara ve demokrasi güçlerine kadar hiç bir toplumsal kesimi tatmin etmeyen pakete en büyük eleştiri Kürt siyasetinden geldi. BDP Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak, hükümetin üzerine düşeni yapmadığını, seçime yönelik hamlelerde bulunduğunu söyledi.


24 Eylül 2013 Salı

Kadir Topbaş muhallebicilikte iyi, ben İstanbul'a başkan olursam…



Alev Gürsoy Cimin*



BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Medyaradar röportajcısı Alev Gürsoy Cimin’e Gezi Parkı’ndan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

Farklı bir kişilik, siyasette farklı bir figür Sırrı Süreyya Önder, Seveni kadar sevmeyeni de var. Meclis sıralarında kendisine büyük antipatiyle bakan diğer vekilleri bile zaman zaman gülme krizine sokabiliyor hem de en ciddi konularda kendine has üslubuyla... 
Epeydir bu röportaj için uğraşıyordum amma ve lakin karşınızdaki Sırrı Süreyya Önder olunca röportaj olayı da öyle kısa vadede gerçekleşemiyor. Epeyce uğraşmanız gerekiyor. Kendine has şivesiyle her ne kadar “Seni kıracağıma kafamı kırarım” dese de o röportaj sözü tutulana kadar tepeden tırnağa epeyce bir kırılıyorsunuz. Şaka bir yana geç olsun ama güç olmasın derler…

19 Eylül 2013 Perşembe

Paralel devlete dikkat!



Selahattin Demirtaş / Zana Kaya*



Demirtaş, Öcalan’ın süreç için en büyük risk olarak paralel devlet yapılanmasını gördüğünü belirterek şu uyarısına dikkat çekti: ‘Paralel devlet sabote etmek için pusuda’


AKP’YE PARALEL DEVLET UYARISI


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan’ın paralel devlet konusunda uyardığını belirterek, “AKP’nin şu anda çözüme yaklaşımı, paralel devletin yaklaşımıdır. Hükümet, bu paralel devlet zihniyetiyle hareket ederse çözüm zora girer” dedi


EL NUSRA HİZBİ-KONTRA’DIR


18 Eylül 2013 Çarşamba



Müzakere için!



Selahattin Demirtaş / Zana Kaya*


İmralı görüşmesini gazetemize anlatan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, hükümete sunulan üç öneriyi Öcalan’ın sözleriyle aktardı

Şiddetin devre dışı bırakılmasında rol oynayacak her kişiye ve kuruma kolaylık sağlanmalı ve bunun için bir yasal düzenleme yapılmalı. STK’lerle, medyayla, başka heyetlerle temas kurma imkanları sunulmalıdır

Madem ki şiddeti bir yöntem olmaktan çıkaracağız, o halde demokratik siyasetin kanalları açılmalı ve bunlara ulaşabilme imkanım yaratılmalıdır. Bu haliyle boş bir havuzda yüzemem. Mutlaka belli araçlar sağlanmalı.

Hakikatleri araştırma ve izleme komisyonu kurulmalı. Bu komisyon tek taraflı olmaz. Taraflarla görüşüp öneri sunabilecek, hem denetim hem katkı sunacak bir komisyon olmalı. Bu üç öneri için hükümetin cevabını bekliyorum

16 Eylül 2013 Pazartesi

İstanbul Milletvekilimiz Sırrı Süreyya Önder'in Evrensel Röportajı [Serpil İlgün]





Başbakan’ın etrafındaki karargah değişti


SIRRI SÜREYYA ÖNDER'LE SÜRECİ, YEREL SEÇİMLERİ VE HDP'Yİ KONUŞTUK


KCK Yürütme Konseyi’nin geçtiğimiz hafta yaptığı “çekilmeyi durdurduk” açıklaması, çözüm sürecini yakından takip edenler için sürpriz olmadı. Zira, hükümetin sürecin ilerlemesine dönük kayda değer tek bir adım atmamasını her fırsatta eleştiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 1 Eylül’e kadar adım atılmaması halinde çekilmeyi durduracaklarını daha önce söylemişti.

Hükümet kararı önemsememiş gibi davransa da, bu tavırla çelişen uzunlukta ‘güvenlik’ toplantıları yaptı. Derde deva olmaktan uzak ‘demokrasi paketi’ masaya yatırıldı ama “bu hafta açıklanacak” denilen paket yine ötelendi. AKP yanlıları eski “birbirine düşürme” taktiğine sarıldı ve “Kandil, İmralı’yı devre dışı bıraktı” yorumları yeniden sahaya sürüldü. Peki, gerçekte ne oluyor? AKP neden adım atmıyor? Süreç, AKP için “seçimleri atlatma” manevrası mı? BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’le, çözüm sürecinin yaşadığı krizi konuştuk. İmralı ve Kandil’in reflekslerini iyi bilen Önder, çözüm süreci odaklı söyleşimizde, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarından adaylığına, pek çok başlığa ilişkin sorularımızı da yanıtladı.

11 Eylül 2013 Çarşamba

Eş Genel Başkanımız Gültan Kışanak'ın T24 röportajı [Mehtap Çolak Yılmaz]



Kışanak: Silahlara kolay dönülmez, ama tıkanıklık aşılmazsa bu risk var


BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, KCK'nın PKK güçlerinin Türkiye dışına çekilmesi kararının silahlara dönüş anlamına gelmediğini, ancak tıkanıklığın aşılmaması durumunda böyle bir riskin de gündeme gelebileceğini söyledi.


BDP Eşbaşkanı  Gültan Kışanak, KCK Yürütme Konseyi'nin, hükümetin çözüm adımı atmamasını gerekçe göstererek  “PKK güçlerinin Türkiye dışına çekilmesini durdurma, ancak ateşkesi sürdürme” yönündeki kararını değerlendirirken “silahlara kolay kolay dönülmeyeceğini tahmin ettiğini” söyledi. Kışanak; “Partimizin gerek İmralı’da, gerekse de Kandil’de şimdiye kadar yaptığı görüşmelerden edindiğimiz izlenim odur ki; Kandil bu süreci ilerletme arzusundadır. O nedenle geri çekilmenin durdurulmuş olması silahların devreye gireceği anlamına gelmiyor... Fakat süreçte yaşanan bu tıkanıklığı aşma konusundaki çabalar yetersiz olursa böyle bir risk de gündeme gelebilir” dedi. Ana muhalefet partisi olarak CHP'nin “demokratikleşme yönünde adımların atılmasına ön ayak olmasını beklediklerini” vurgulayan Kışanak,  “Türkiye’de siyaset ancak böyle bir denge kazanabilir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokratikleşme adımları konusunda daha cesur, daha demokratik bir tutum ve yaklaşım içerisinde olmasını bekliyoruz. Eğer CHP 'demokratikleşme adımları konusunda gelin birlikte bir paket hazırlayalım, hükümeti adım atmaya zorlayalım' derse biz buna ‘hayır’ demeyiz” görüşünü dile getirdi.

9 Eylül 2013 Pazartesi

Yaşam ölümü yenecek


Erdal İmrek*



Devlet ve Öcalan arasında başlayan görüşmelerle yeni bir aşamaya gelen Kürt sorununda geldiğimiz süreci bu kez deneyimli siyasetçi Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’yla konuştuk. Süreç ilerlerken bazı sıkıntılar yaşandığını ancak bunların böylesine zor bir meselenin çözümünde karşılaşılması doğal sıkıntılar olduğunu söyleyen Bekaroğlu, süreçten umutlu. Türkiye’nin daha fazla bu sorunla yaşayamayacağını söyleyen Bekaroğlu, “Yaşam ölümü yenecek” diyor.


Çözüm süreci, Öcalan’la yapılan görüşmeler, zaman zaman karşılıklı gergin açıklamalarla, ‘süreç bozulacak mı’ endişeleriyle sürüyor. Siz gelinen aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kopukluk olduğunu görmüyorum. Sürecin özel bir risk altında olduğunu düşünmüyorum. Bu zaten riskli bir süreçtir. Bu sürecin tabiatında vardır. Şu anda özel bir sebep, ‘süreç tıkandı’ diyebileceğimiz bir durum görmüyorum. Karşılıklı açıklamaların bir kısmı ‘acaba süreç tıkanıyor mu, tıkandı mı’ gibi düşündürebiliyor. Bunlar da normal. Bu tip süreçler böyle ilerler. Bu aşamada herhangi bir sabotaj, yol kazaları bile olmadı. Bir sıkıntı yok. İkinci aşamayla ilgili de bir sıkıntı görmüyorum.

8 Eylül 2013 Pazar

Türkiye Barış Sürecinde Hangi Noktada?


Yıldız Yazıcıoğlu*



Barış Süreci, Türkiye’de 2014 yılı seçim atmosferini yakından etkileyecek bir konu. Son zamanlarda  süreçte ilerleme sağlanmadığı ise kamuoyundaki ortak görüş. Barış İçin Akademisyenler Grubu da, açıkladığı yeni bir deklarasyon ile AKP Hükümeti’ne süreci devam ettirme çağrısında bulundu. Grubu oluşturan akademisyenlerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Nazan Üstündağ, barış sürecindeki mevcut tablodan ciddi kaygı duyduklarını söylüyor.

Sosyolog Yardımcı Doçent Dr. Nazan Üstündağ, Barış İçin Akademisyenler Grubu olarak neyi hedeflediklerini ve Türkiye’deki barış sürecini, Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.


Suriye-'Çözüm Süreci' bağlantısı...


Cengiz Çandar*



Rusya’nın St.Petersburg şehrinde yapılan G20 Zirvesi’ne Suriye konusunun damgasını vuracağı biliniyordu. Öyle de oldu. Ancak Suriye konusunda ters pozisyonlarda yer alan Obama ile Putin arasında herhangi bir orta yolda buluşma sağlanamadığı gibi, zirveden Suriye’ye müdahale yanlısı olan Obama’nın güçlü çıktığı hayli kuşkulu.

Zirve sonunda, Tayyip Erdoğan’ın da (yani Türkiye’nin) aralarında bulunduğu 11 ülke liderinin Suriye konusunda –askeri müdahaleden söz etmemekle birlikte- sert içerikli bir bildirinin altına imza atması, G20’nin Suriye konusundaki ‘konsensüsü’nü yansıtmaktan ziyade, uluslararası sistemde çok derin ayrılıkların mevcudiyetine işaret ediyor.
Obama’nın, Hollande’ın (Fransa) ve Tayyip Erdoğan’ın (Türkiye) yanı sıra, İngiltere, Kanada, Avustralya, S.Arabistan, İspanya, Japonya, Güney Kore gibi ülkeler ve İtalya silahlı mücadeleden söz edilmemiş olduğu için bildiriye imza attı.

Gezi’de ‘duran adam’ Cudi’de ‘duran gerilla’


Veysi Sarısözen*



Cemil Bayık “gerillayı durduruyoruz” deyince, kimisinin aklı başından gitti.

“Çekilme” durursa ne olur?

Savaş çıkar mı?

Bu “çekilmeyi durduruyoruz” diyenlere bağlı değil. Eğer hükümet “demek ki çıkmadınız, o halde çatışmasızlığa son verdim” derse savaş yeniden başlar.

Ama hükümet bunu demez. Nereden biliyorsun derseniz, şundan biliyorum derim: Bu hükümet, aylardan beri, çekilenlerin yüzde yirmi olduğunu söylerken, aslında “çekilme olmuyor” demek istiyordu. Gerillanın çekilmediğini düşündüğü halde de gördüğünüz gibi savaşı yeniden başlatmadı.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Yeni Özgür Politika gazetesinin, Grup Başkanvekilimiz Bingöl Milletvekili İdris Baluken'le yapmış olduğu yazılı röportajın tamamı



Demokrasi ve özgürlük artık kaçınılmazdır



Sayın Abdullah Öcalan iki tarih açıkladı. 1 Eylül, bu tarih hükümetin 2. aşamaya ilişkin atacağı yasal adımların bir şekilde Kürt tarafına ya da kamuoyuna beyanı, ikinci tarih ise 15 Ekim. Bu kapsamda AKP'nin uzun süredir üzerinde çalıştığını belirttiği demokrasi paketinin açıklanması bekleniyor.  Hükümetten bu konuda aldığınız bir işaret, herhangi bir görüşme var mı? Paket 1 Eylül'e kadar açıklanacak mı?

Belirtmek gerekir ki esasında ikinci aşama 5 Mayıs itibariyle başlamış bulunmaktadır. Yani PKK’lilerin Medya Savunma Alanına doğru çekilmesi ikinci aşamanın başlangıcıdır. Dolayısıyla o günden bugüne zaten ikinci aşama başlamış bulunmaktadır. Bizler BDP olarak ikinci aşamanın başlaması ile beraber hükümete ve tüm demokratik, ilerici ve özgürlükçü kesimlere demokratikleşme paketinde nelerin olması gerektiği ile ilgili görüş ve önerilerimizi sunduk. Bizler bu yönlü teklifler ortaya koymuşken hükümet, başta Başbakan olmak üzere ilgili bakanlar bu günlerde paketin açıklanacağını ve Meclis’in erkenden açılabileceğini belirttiler. Fakat geçmiş dönem AKP pratiklerinden de tecrübe edildiği üzere resmi olarak Meclis erken toplantıya çağrılmadıkça net bir şey ifade edemeyiz. Bizler yine de AKP hükümetinin bir siyasi intihar gerçekleştirmeden 1 Eylül’e kadar demokratikleşme paketini açıklamasını bekliyoruz.

Diller ve renkler Allah’ın ayetlerindendir

ÇÖZÜMÜ TARTIŞIYORUZ-4 [Erdal İmrek*]


Dindar bir parti olduğunu söyleyen AKP’nin ana dilini pazarlık konusu yapmasını eleştiren İhsan Eliaçık, “Rum Suresi 22. ayetinde ‘Sizin dilleriniz ve renkleriniz Allah’ın ayetlerindendir’ der. O halde Kürtçe de Allah’ın ayetidir. Türkçe eğitim oluyor da Kürtçe niye olmuyor” dedi.

Kürt sorununun çözümüne dair başlayan çözüm sürecinde gelinen aşamayı, beklentileri ve hükümetin tutumunu tartıştığımız dosyamızı İlahiyatçı ve Yazar İhsan Eliaçık’la sürdürüyoruz. Çözüm sürecinin geldiği aşamayı, gerçekten bir çözüm sürecinde olup olmadığımızı konuştuğumuz Eliaçık, sürecin mevcut haliyle bir çözüm sunmadığı görüşünde. Başbakan’ın otoriter kişiliğinin tıpkı Gezi olaylarında olduğu gibi çözüm sürecinde de önemli bir sorun yarattığını söyleyen Eliaçık, bölünme korkusunun yersiz olduğunu, Kürtlerin temel taleplerinin ise bir an önce karşılanması gerektiğini dile getirdi. Eliaçık bir çok kere İslami referanslara atıfla siyaset yapan AKP’nin Kürt sorununa yaklaşımının İslami olmadığını belirterek, bir halkın ana dilinde eğitim hakkının pazarlık konusu edilemeyeceğini söyledi. Rum Suresi’nin 22. ayetini hatırlatan Eliaçık, “Renkler ve diller Allah’ın ayetlerindendir” dedi.


İmralı’da görüşmeler yapılıyor, Kandil’e heyetler gidip geliyor. Paket hazırlıkları yapılıyor, süreç görüşme trafiği, karşılıklı açıklamalarla ilerliyor. Ya da sizce ilerliyor mu?

3 Eylül 2013 Salı

Hak ve özgürlük bölmez




ÇÖZÜMÜ TARTIŞIYORUZ-3 [Sultan Özer*]





Gelinen aşamanın hükümetin somut adımlar atmasını zorunlu kıldığını söyleyen EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, hükümetin mevcut tutumunun süreci tehlikeye soktuğunu söyledi. Gürkan, Kürt hareketi ile emek ve demokrasi güçlerinin birliğinin önemine de dikkat çekti.

Çözüm sürecinde gelinen aşamayı tartıştığımız dosyanın üçüncü gününde konuğumuz Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan. Çözüm sürecini, Başbakan Erdoğan’ın söylemi ve AKP Hükümetinin hazırladığı ‘demokrasi paketi’ni tartıştığımız Gürkan’la Gezi direnişinin Kürt sorununun çözümüne katkısı, sorunun çözümünde ülkenin batısına, Türklere düşen görevleri de konuştuk. AKP’nin şu ana kadarki tutumunun sorunu çözmek isteyen bir noktanın uzağında olduğunu söyleyen Gürkan, ‘ana dilinde eğitim’ başta olmak üzere, demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesinin ülkeyi bölmeyeceğini aksine halkları daha da yakınlaştıracağını söylüyor.

AKP barış özlemini istismar ediyor




ÇÖZÜMÜ TARTIŞIYORUZ-2 [Şerif Karataş*]


Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Eş Genel Başkanı Alper Taş, Türkiye halklarının barışa olan özleminin AKP hükümeti tarafından istismar edildiğini belirtti. Gezi direnişinde ortaya çıkan durumun, Kürt sorununun demokratik ve toplumsal çözüm yolunu işaret ettiğini ifade eden Taş, “Barış mücadele ile kazanılabilir. Barış AKP rejimine, Başbakan’ın niyetine havale edilemez” dedi.


2 Eylül 2013 Pazartesi

Eş genel başkanımız Gültan Kışanak'ın Evrensel röportajı [Sultan Özer]



Türkiye artık geriye dönemez (ÇÖZÜMÜ TARTIŞIYORUZ -1)

Kürt sorununun çözümü için başlatılan müzakere sürecinde gelinen aşamayı tartışacağımız dosyamızın ilk günü 1 Eylül Dünya Barış gününe rastlıyor. Barış umudunun ve talebinin yüksek sesle dile getirildiği bugün aynı zamanda Kürt tarafının hükümetin çözüme ilişkin bir program açıklamasını istediği ayın da başlangıcı. Dosyamızın ilk gün konuğu sürecin önemli taraflarından biri olan Barış ve Demokrasi Partisinin (BDP) Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak. Kışanak’la çözüm sürecinde gelinen noktayı, Başbakan Erdoğan’ın söylemlerini, Türkiye’nin batısından beklentilerini konuştuk.

Akademisyenlerin çözüm süreci ile ilgili imza metni üzerine


Nazan Üstündağ*


Bu hafta içinde Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 250’yi aşkın akademisyen, Türkiye dışındaki üniversitelerdeki meslektaşlarının da desteğiyle çözüm sürecinin gidişatından endişe duyduklarını belirten bir açıklama yaptı. Bu açıklamayla AKP hükümetini, çözüm için adım atmaya ve dünyada gerçekleşmiş çeşitli barış süreçlerinde geliştirilmiş olan bazı standartlara ve kriterlere uymaya davet ettiler. Bu kriterlerden en önemlilerini ise şeffaflık, tarafların müzakerelere eşit katılımını sağlayacak şartların geliştirilmesi, süreci yürütecek çeşitli komisyonların kurulması -ki bunların içinde güvenlik reformu, anayasa ve hukuk, hakikatleri araştırma, sosyal ve ekonomik tazmin ve cinsiyet eşitliği komisyonlarının bulunması gerekiyor- ve son olarak da taraflarla görüşecek, süreci gözlemleyecek ve raporlayacak sivil kurumların oluşturulması olarak listelediler.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Eş genel başkanımız Gültan Kışanak'ın ANF röportajı [Ruken Adalı]



Kışanak: Gerilim ve sıkışıklığın sorumlusu Hükümet


BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Hükümet’in üzerine düşenleri yapma konusunda ayak dirediği için çözüm süreciyle ilgili bir gerilim yaşandığını belirtti. Kışanak “Niye tarih veriyorlar” diyenlere, “takvim sıkışıklığının asli sorumlusu AKP hükümetidir. 11 yıldır yapmadıklarını her defasında erteledikleri için, yeniden bir seçim arifesine gelip sıkışmıştır” şeklinde yanıt verdi.