Anadil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anadil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2013 Salı

Cumhuriyet’in dil politikaları ve Kürtçe



Fehim Işık



Dil ile siyaset arasında yakın bir ilişki vardır. Bu ilişki, özellikle Cumhuriyet’in kuruluşu döneminde dili, siyasetin bir parçası olarak ulus-devletin inşasında kullanılan en önemli araçlardan biri haline getirmiştir. Cumhuriyet yöneticilerinin Fransızlardan çarpık bir şekilde devşirerek aldığı ve tüm katılığıyla uyguladığı politika ile ne yazık ki dillerin, kültürlerin ve giderek ulusların yok edilmesinde, etkisizleştirilmesinde başarılı da olunmuştur.

10 Ekim 2013 Perşembe

'Anadilde özel okul' neoliberal aklın bir sonucu



Fatma Gök*

Ezgi Başaran**



Prof. Dr. Fatma Gök'e göre özel okulda anadilde eğitim 'yetersiz'den öte 'yanlış': "Amaç 'bazı Kürtler'in anadil hakkı mıydı? Otoriter devlet aklı neoliberalizmle birleşince anadil özel okula kalır."


NEDEN

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri’nden Prof. Fatma Gök yıllardır anadilde eğitim hakkı üzerine araştırmalar yapıyor, karşılaştırmalı eğitim politikaları üstünden önemini anlatmaya çalışıyor. Bu hakkın verilmemesinin özellikle Kürt çocukları açısından yarattığı pedagojik ve siyasi sonuçları sıralıyor. Aynı zamanda HDP (Halkların Demokratik Partisi) Eşbaşkanı olan Prof. Gök ile anadil hakkının özel okullarla verilmesi meselesini konuştuk.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Bölünme korkusu halen devam ediyor



Hasan Cemal*



Nedir bu Kürtçe korkusu?
Niçin korkuyorsunuz?
Kürtler yok mu?
Kürtler varsa, dilleri yok mu?
Kültürleri yok mu?
Edebiyatları yok mu?
Tarihleri yok mu?
Varsa, dillerini öğrenmesinler mi?
Kültürlerini öğrenmesinler mi?
Edebiyatlarını öğrenmesinler mi?
Kendi şiirlerini kendi dillerinde okumasınlar mı?

27 Eylül 2013 Cuma

Kürt soruları



Orhan Kemal Cengiz*



Yeni Kürt realitesine uyum sağlamak AB'ye giden yolda büyük bir adım atmak, bunların hepsinin yolu Kürtleri eşit vatandaş olarak tanımaktan geçiyor.


PKK’yla oturup, Kürtler davalık olunca adil yargılansın mı veya gözaltına alınınca işkenceyle sorgulansın mı sorgulanmasın mı diye pazarlık yapamayacağınıza göre, neden Kürtlerin anadillerini hangi ölçüde kullanabileceklerini bir pazarlık konusu yapıyorsunuz? 
Neden Almanya’da, Bulgaristan’da Türklere hak gördüklerinizi Türkiye’de Kürtlere layık görmüyorsunuz?

26 Eylül 2013 Perşembe

Demokratikleşme, Kürtler ve anadilde eğitim




Umut Özkırımlı*



AKP sağolsun, hepimiz Beckett’in ünlü oyununun ana karakterleri Vladimir ve Estragon’a döndük. Godot’yu bekler gibi demokratikleşme paketi bekliyoruz! Koca bir toplum demokratikleşme umutlarını tek bir kişinin siyasi/kişisel “hesaplarına” bağlar mı (AKP, Erdoğan’dan ibaret olduğuna göre), bağlıyor işte. Neyse ki kaderimiz Vladimir ve Estragon’unkinden farklı olacak gibi. Başbakan Erdoğan gerekli redaksiyonlar yapıldıktan sonra paketi ay sonuna kadar basına açıklayacağını duyurdu. Yani Godot gelecek.

23 Eylül 2013 Pazartesi

Kürt çocuğundan 5 yıl çalıyoruz...



Rıza Türmen* / Güler Yılmaz**




CHP’li Türmen “Anadilinde eğitim göremeyen çocuk 5 yıl geride kalıyor. Buna kimsenin hakkı yok” dedi

Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışıyor. Ancak her partinin kırmızı çizgileri yüzünden tartışmalı maddeler üzerinde anlaşma sağlanamıyor. Anadilde eğitim ve vatandaşlık konuları komisyonda zaman zaman tansiyonu yükseltse de sorun çözülecek gibi görünmüyor. Anadilde eğitim görememek bir insan hakkı ihlali midir? Vatandaşlık tanımı anayasada olmak zorunda mı? Uzun yıllar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıçlık yapan CHP İzmir Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Rıza Türmen, Türkiye’deki insan hakları ihlallerini ve yeni anayasa yapım sürecini Taraf’a değerlendirdi:


İnsan hakları ihlallerini azaltma yönünde bir mesafe alındı mı? Değişen bir şey var mı?

16 Eylül 2013 Pazartesi

Varlığım Türk varlığına armağan olmasın!


Selma Irmak*


Daha dün, küçük çalıların arasından çağıl çağıl akan küçük bir derenin sesini andıran sesiyle, kulaklarımı ve tüm ruhumu doldurarak, “sepet sepet yumurta” vaadiyle benden kendisini unutmamamı isteyen, şayet unutursam da “küseceği” ve “mektubu keseceği” tehdidini savuran yeğenim Yusuf Hêja da okula başladı.

Takdir edersiniz ki cezaevinde yumurtasız yaşanır ama mektupsuz yaşanmaz. Ben de bu “küsme” ve “mektubu kesme” tehdidini dikkate alarak Yusuf Hêja’yı ve okula başlayan tüm çocukları unutmadığımı ifade etmek için bu yazıyı kaleme aldım.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Anadili İçin Ölünür (mü)



Şeyhmus Diken



Elbette böylesine siyasal bir varoluş meselesi için gerekirse ölünür. Ama biz Kürtler anadilimizle eğitim için ölmek değil, yaşamak istiyoruz, yaşamak için ısrar ediyoruz haberiniz ola…


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç diyor ki; “Hükümet olarak şu anda gündemimizde anadili ile eğitim diye bir çalışma yok.”

İtiraf edeyim ki Sayın Arınç da, Başbakan da, Hükümet de bilsin ki; hazır milyonlarca genç yeni bir eğitim, öğretim yılına başlıyorken biz Kürtlerin gündemimizde anadilinde eğitim ve öğretim var. Hep var idi. Var. Çözülünceye kadar da, var olacak.

11 Eylül 2013 Çarşamba

Eş Genel Başkanımız Gültan Kışanak'ın T24 röportajı [Mehtap Çolak Yılmaz]



Kışanak: Silahlara kolay dönülmez, ama tıkanıklık aşılmazsa bu risk var


BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, KCK'nın PKK güçlerinin Türkiye dışına çekilmesi kararının silahlara dönüş anlamına gelmediğini, ancak tıkanıklığın aşılmaması durumunda böyle bir riskin de gündeme gelebileceğini söyledi.


BDP Eşbaşkanı  Gültan Kışanak, KCK Yürütme Konseyi'nin, hükümetin çözüm adımı atmamasını gerekçe göstererek  “PKK güçlerinin Türkiye dışına çekilmesini durdurma, ancak ateşkesi sürdürme” yönündeki kararını değerlendirirken “silahlara kolay kolay dönülmeyeceğini tahmin ettiğini” söyledi. Kışanak; “Partimizin gerek İmralı’da, gerekse de Kandil’de şimdiye kadar yaptığı görüşmelerden edindiğimiz izlenim odur ki; Kandil bu süreci ilerletme arzusundadır. O nedenle geri çekilmenin durdurulmuş olması silahların devreye gireceği anlamına gelmiyor... Fakat süreçte yaşanan bu tıkanıklığı aşma konusundaki çabalar yetersiz olursa böyle bir risk de gündeme gelebilir” dedi. Ana muhalefet partisi olarak CHP'nin “demokratikleşme yönünde adımların atılmasına ön ayak olmasını beklediklerini” vurgulayan Kışanak,  “Türkiye’de siyaset ancak böyle bir denge kazanabilir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokratikleşme adımları konusunda daha cesur, daha demokratik bir tutum ve yaklaşım içerisinde olmasını bekliyoruz. Eğer CHP 'demokratikleşme adımları konusunda gelin birlikte bir paket hazırlayalım, hükümeti adım atmaya zorlayalım' derse biz buna ‘hayır’ demeyiz” görüşünü dile getirdi.

3 Eylül 2013 Salı

Kürtçe lazımsa onu da devletimiz konuşur!


Ali Topuz*


Anadolu Ajansı Kürtçe haberler geçecek, TRT Kürtçe televizyon yayını yapıyor. Güzel. Fakat 'Kürtçe eğitim öğretim' kabul edilmiyor. Bu da tüm 'açılım'ları aslında terse çeviriyor.


Anadolu Ajansı, kısaca AA 1 Eylül 2013’te Kürtçe yayına başladı. İngilizce, Arapça, Boşnakça, Sırpça ve Rusça’dan sonra altınca dil; Türkçe hariç tabii. Ser seran ser çavan! Bir ajansın Kürtçe yayın yapması iyi. Bir devlet ajansının yapması daha da iyi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapması çok daha iyi. 

27 Ağustos 2013 Salı

Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Meral Danış Beştaş'ın Taraf röportajı [Güler Yılmaz]




Bu anayasaya ‘evet’ demeyiz



BDP’li Beştaş “Anayasaya bu haliyle evet dersek varlığımızı inkâr etmiş oluruz” dedi. 


Anayasa Uzlaşma Komisyonu, mevcut anayasanın ilk dört maddesini görüşmek üzere dün toplandı. Komisyon üyeleri geçen hafta yapılan toplantıda bu kritik maddeleri görüşmüş ancak uzlaşma sağlayamamıştı. Şimdiye kadar 60 madde üzerinde uzlaşma sağlayan komisyonda, CHP ile MHP’nin kırmızı çizgileri yüzünden “Türklük tanımı”, “vatandaşlık” ve “anadili kullanma” hakkıyla ilgili kritik maddeler üzerinde anlaşması pek mümkün görünmüyor. BDP’nin Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Meral Daniş Beştaş, komisyon çalışmalarında gelinen aşamayı, nerelerde anlaşmazlık yaşandığını Taraf ’a anlattı.



EZBERLER BOZULMADI


Komisyon’da gelinen nokta nedir? Uzlaşılan maddeler Meclis’e gelirse tavrınız ne olur?

Gelinen nokta çok da iyi değil. Mayıs ayından bu yana fiilen yazım aşaması devam ediyor. Henüz anayasa yapım konusunda arzu edilen, toplumun beklentilerini karşılayacak bir noktada değiliz. Ezberler bozulmamış. Tıkanıklığın önemli sebeplerinden biri ezberler, ideolojik yaklaşım, devletin kurucu felsefesi denilen Türkiye’deki farklılıkları kapsayacak bir anayasa perspektifi noktasında sıkıntılar yaşıyoruz.