Kampfplatz / Sırrı Süreyya Önder
Siz direnişin Gezi Parkı’yla sınırlı olduğu ilk günlerde oradaydınız. O sırada hareketin bu boyutlara geleceğini tahmin etmiş miydiniz? 1 Haziran sonrasında hareketin geldiği boyutu gördüğünüzde ne hissettiniz? Direnişin hangi yönlerini umut verici, hangi yönlerini yetersiz buluyorsunuz?
Kent isyanları dünyanın farklı noktalarında gerçekleşmişti bu hareketten önce. Gördüğümüz, bu tip isyanların çoğunun yerel olduğu kadar genel sıkıntıları da temsil ettiğiydi. Bu bağlamda, neoliberalizm özelinde halkların “ayaklanmaları” ve kent hakkına sahip çıkmaya çalışmalarının boyutlarının büyüyeceğini öngörmüştüm; ancak bu denli bir politik çeşitliliğin dengeli bir biçimde sürebilmesini elbette hiçbirimiz kolay kolay tahmin edemezdik.
.jpg)









