HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Sırrı Süreyya Önder ile Gezi üzerine



Kampfplatz / Sırrı Süreyya Önder



Siz direnişin Gezi Parkı’yla sınırlı olduğu ilk günlerde oradaydınız. O sırada hareketin bu boyutlara geleceğini tahmin etmiş miydiniz? 1 Haziran sonrasında hareketin geldiği boyutu gördüğünüzde ne hissettiniz? Direnişin hangi yönlerini umut verici, hangi yönlerini yetersiz buluyorsunuz?

Kent isyanları dünyanın farklı noktalarında gerçekleşmişti bu hareketten önce. Gördüğümüz, bu tip isyanların çoğunun yerel olduğu kadar genel sıkıntıları da temsil ettiğiydi. Bu bağlamda, neoliberalizm özelinde halkların “ayaklanmaları” ve kent hakkına sahip çıkmaya çalışmalarının boyutlarının büyüyeceğini öngörmüştüm; ancak bu denli bir politik çeşitliliğin dengeli bir biçimde sürebilmesini elbette hiçbirimiz kolay kolay tahmin edemezdik.

10 Kasım 2013 Pazar

Özgür Gündem'in KCK Eş Başkanı Cemil Bayık'la yaptığı röportajın tamamı




Oğuz Ender Birinci* / Cemil Bayık



Öfkemiz buna!



‘Biz savaşı durdurduk ama AKP-Türkiye savaşı durdurmadı’ diyen Bayık, ‘Savaşın yönünü Rojava’ya çevirdi. Önderliğin şartlarında hiçbir değişiklik yapmadı. Böyle yürüyemeyeceği ortadadır’ dedi.


SÜREÇ ÇÖKTÜ ÇÜNKÜ...

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, çözüm sürecinde diyalog döneminin bittiğini, müzakere dönemine geçilmesi gerektiğini fakat hükümetin buna niyeti olmadığı için ‘sürecin çöktüğünü’ kaydetti. Bayık, “AKP çözüm sürecini seçimlere kurban ediyor” dedi.


AKP SAVAŞI DAYATIYOR

Bayık, “Biz dünyanın şahitliğinde dedik ki savaşı durduruyoruz, sorunu çözmek istiyoruz. Şimdi AKP ne yapıyor siyasetin yollarını kapatarak savaşı dayatıyor. Bize düşen de olup bitenleri kamuoyuna duyurmak. Bu ne tehdittir ne de şantaj” dedi.

4 Kasım 2013 Pazartesi

İslami kesimde teslimiyet hakim



Serpil İlgün* / Hüda Kaya



Yazar, Aktivist Hüda Kaya ile söyleşi için randevulaşırken, ağırlıkla parti meclisi üyesi olduğu HDP’yi konuşmayı tasarlamıştık. Ancak, AKP’li dört kadın milletvekilinin Meclis Genel Kuruluna başörtülü katılmaları, konuyla ilgili kadim tartışmaları alevlendirince, başörtüsü ister istemez söyleşimizin ana gövdesini oluşturdu. AKP, kendisini iktidara taşıyan önemli dinamiklerden biri olan dindar kadınların başörtüsü talebini onca yıl neden karşılamadı? Neden şimdi? Yıllardır siyasi kamplaşma malzemesi yapılan türban, artık istismar konusu olmaktan çıkacak mı? Başörtüsü özgürlük değildir demek mümkün olmayacak mı? Kadın sorunu başörtüsünden mi ibarettir? Başörtüsü mücadelesinin simge isimlerinden Hüda Kaya ile Mecliste başörtüsünü, onun tetiklediği tartışmaları ve HDP’yi konuştuk.

Halkın gözü inşada



Sedat Yılmaz - Gülşen Çelik*



Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından 2013 yılı Ekim ayında Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 2 bölgedeki 22 il kent merkezinde, hükümetin açıkladığı ‘Demokrasi Paketi’ sonrasında algı ve beklentileri tespit etmek amacıyla 2’ncisi yapılan araştırmada, Türkiye’nin en önemli olayının Kürt sorunu olduğu ve halkın sorunun çözümüne ilişkin gidişattan endişe duyduğu vurgulanıyor. Hükümetin çözüme ilişkin somut projelerinin olduğunu düşünme oranının yüzde 53.8’den yüzde 32.2’ye düştüğü, yüzde 76.5’inin özel okullarda anadilde eğitime karşı olduğu, yeni bir ‘Demokrasi Paketi’nde Kürtlerin statüsünün tanınmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 74’ü buluyor. Araştırma, Kürt sorununun çözümünde en önemli aktörün Öcalan olduğu ve halkın büyük bir kısmının devletten çok Kürt Özgürlük Hareketi’ne güvendiğini ortaya koymakta. Bu sonuçlardan yola çıkarak Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlilerinden Nazan Üstündağ, Bülent Küçük ve Şerif Derince ile Kürt toplumundaki beklenti ve algıları değerlendirdik. Yaptığımız yuvarlak masada halk ile KCK’nin bir uyum içinde olduğu fikri ortaklaştı.


Türkiyelileşirken yerelleşmek



Bekir Ağırdır*



Seçmen 2011 seçimlerinde yeni bir siyasi denge üretmişti. “Fakat çıkan sonuca bakarak her bir aktörün kendi oy oranını, milletvekili sayısını değerlendirmesi ve yalnızca kendisi üzerinden bir yorum üretmesi eksikli ve hatalı olacaktır. Çünkü 12 Haziran akşamının ikinci temel sonucu ve işareti, her bir aktör, kendininkinden daha çok ötekinin oy oranını, milletvekili sayısını anlamlandırmaya ve anlamaya çalışmasının zorunlu oluşudur… Bu bakış açısı aynı zamanda gelecek dönem için de ipucu olacaktır. Kendininkinden çok karşısındakileri dikkate alan değerlendirmeler üretebilen siyasi aktör, daha doğru siyaset tarzı ve siyasi pozisyon üretebilecektir.” (14 Haziran 2011, On bir Haziran’ın ardından, T24)

1 Kasım 2013 Cuma

New Kurdish party could impact local Turkish elections

Orhan Kemal Cengiz*




At a party convention in Ankara on Oct. 27, participants shouted intriguing chants. One of them — “Everywhere is Taksim, everywhere is resistance” — was the hallmark slogan of the protests that broke out in Istanbul on May 30 over the cutting of trees at Gezi Park and then spread nationwide.

15 Ekim 2013 Salı

HDP, ikbal dağıtmayacak birlikte yönetecek


Ertuğrul Kürkçü*

Sultan Özer**



Yerel seçimlerde HDP’nin nasıl bir politika izleyeceğini, HDP’ye katılacak olan BDP’li Milletvekillerinden, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ile konuştuk. Kürkçü, yerel seçimlere bölgede BDP, batıda ise HDP ismi ile gireceklerini söyledi.

Sonraki seçimlerde HDP’nin tek parti olarak katılması çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kürkçü, HDP’nin iktidara aday olduğunu, ancak diğerleri gibi “ikbal dağıtacağı” iddiasında olmadığını, “birlikte yönetme”yi amaçladığını söyledi. Kürkçü yerel seçimlere, HDP kongresine, Kürt sorununun çözümüne ve pakete ilişkin görüşlerini gazetemizle paylaştı. 

10 Ekim 2013 Perşembe

BDP ve HDP’nin tarihi misyonu



Baki Gül*



Türkiye toplumu artık AKP’nin iktidarına, CHP ve MHP’nin muhalefetine mecbur değildir. Kürtler ise Ortadoğu halklarının da en dinamik, en örgütlü gücü olarak artık farklı bir misyona sahiptir. Nasıl ki PYD Rojava’da sadece Kürtlerin değil Suriye’nin de demokratikleşmesinin temel dinamiği ve bunun öncü gücü ise, BDP de Türkiye’de aynı konumdadır. Dolayısıyla Türkiye’de Kürdistani zemin üzerinden siyaset yapan BDP’nin de sorumluluğu giderek büyümüştür. Türkiye’nin demokratikleşmesi BDP’nin sorumluluğundadır. BDP de bunu doğru bir partner ile gerçekleştirebilir. Bu partner AKP değildir. CHP zaten bu misyonunu yitirmiş durumdadır. Bu partner Türkiye halklarının doğru temsilini sağlayabilecek HDK ve HDP projesidir.

19 Eylül 2013 Perşembe

Paralel devlete dikkat!



Selahattin Demirtaş / Zana Kaya*



Demirtaş, Öcalan’ın süreç için en büyük risk olarak paralel devlet yapılanmasını gördüğünü belirterek şu uyarısına dikkat çekti: ‘Paralel devlet sabote etmek için pusuda’


AKP’YE PARALEL DEVLET UYARISI


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan’ın paralel devlet konusunda uyardığını belirterek, “AKP’nin şu anda çözüme yaklaşımı, paralel devletin yaklaşımıdır. Hükümet, bu paralel devlet zihniyetiyle hareket ederse çözüm zora girer” dedi


EL NUSRA HİZBİ-KONTRA’DIR


16 Eylül 2013 Pazartesi

İstanbul Milletvekilimiz Sırrı Süreyya Önder'in Evrensel Röportajı [Serpil İlgün]





Başbakan’ın etrafındaki karargah değişti


SIRRI SÜREYYA ÖNDER'LE SÜRECİ, YEREL SEÇİMLERİ VE HDP'Yİ KONUŞTUK


KCK Yürütme Konseyi’nin geçtiğimiz hafta yaptığı “çekilmeyi durdurduk” açıklaması, çözüm sürecini yakından takip edenler için sürpriz olmadı. Zira, hükümetin sürecin ilerlemesine dönük kayda değer tek bir adım atmamasını her fırsatta eleştiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 1 Eylül’e kadar adım atılmaması halinde çekilmeyi durduracaklarını daha önce söylemişti.

Hükümet kararı önemsememiş gibi davransa da, bu tavırla çelişen uzunlukta ‘güvenlik’ toplantıları yaptı. Derde deva olmaktan uzak ‘demokrasi paketi’ masaya yatırıldı ama “bu hafta açıklanacak” denilen paket yine ötelendi. AKP yanlıları eski “birbirine düşürme” taktiğine sarıldı ve “Kandil, İmralı’yı devre dışı bıraktı” yorumları yeniden sahaya sürüldü. Peki, gerçekte ne oluyor? AKP neden adım atmıyor? Süreç, AKP için “seçimleri atlatma” manevrası mı? BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’le, çözüm sürecinin yaşadığı krizi konuştuk. İmralı ve Kandil’in reflekslerini iyi bilen Önder, çözüm süreci odaklı söyleşimizde, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarından adaylığına, pek çok başlığa ilişkin sorularımızı da yanıtladı.

25 Ağustos 2013 Pazar

Eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş'ın BirGün röportajı [Onurkan Avcı]

‘Cemaat ile AKP çatışması çözüm sürecini zora sokuyor’

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır ve çevresinde siyasi nabzı tutan BirGün'e, Fethullah Gülen Hareketi ve AKP arasındaki iktidar mücadelesinin süreci zorladığnı söyledi. Başbakan Erdoğan'ın AKP içindeki dinamikleri kendi otoritesiyle tam olarak kontrol edemediğini belirten Demirtaş, bu parçalanmış halin çözüm süreci önünde engel olduğunu belirtti. Demirtaş'a göre Gülen Hareketi yargıçlar, savcılar, valiler aracılığıyla süreci sora sokan hamleler yapıyor ve Başbakan bunlara söz geçiremiyor. Demirtaş, Başbakan'ın PKK geri çekilmedi, geri çekilen çoluk, çocuk ve kadınlardı açıklamasına karşı da başlangıçta yapılan anlaşmanın geri çekilmenin tamamlanması olmadığını belirterek yanıt verdi. Müzakerelerle ilgili umudunu korumaya çalıştığını söyleyen Demirtaş son noktayı AKP ile nikahlanmadık diye koydu.


Erdoğan, önümüzdeki hafta bizzat açıklayacağı ‘Demokratikleşme Paketi hakkında “PKK sözünü tutmadı, biz de adım atmayız” dedi. Bu açıklama Öcalan’ın “Hükümet 1 Eylül’de adım atmalı” demecine bir tepki miydi?

Sayın Öcalan bu tarihi, dayatmada bulunmak için değil, Türkiye’nin reel politik gerçekleri, önündeki siyasi takvim, bölgedeki hızlı gelişmeler dolayısıyla önerdi. Yani Kürt hareketi hükümete şunu önerdi 1 Eylül’e kadar paket açıklanmalı, 15 Ekim’e kadar da tartışmalar sürmeli. 15 Ekim itibariyle de hızla paketin yasallaşma süreci başlamalıdır. Bu bir öneridir. Hükümet bu önerileri dikkate almaz, kendi bildiğini okursa; Kürt hareketinin, bizlerin niyetinden bağımsız bir şekilde süreci kaçırmış olabilir. Türkiye’de süreç seçim gündemine endekslenmiş olabilir, bölgede tahmin edemeyeceğimiz gelişmeler olabilir, yani hükümet öyle bir anda “ben adım atmak istiyorum” dese de bunun fırsatını bir daha bulamayabilir.


23 Ağustos 2013 Cuma

Türkiye’nin en temel ihtiyacı HDP gibi bir partidir


Hüseyin Ali*


HDP kongresini yaptı. HDP, Türkiye’nin ihtiyacı olan siyasi bir projedir. Türkiye açısından bu proje kadar değerli bir siyasi girişim olamaz. Kuşkusuz HDP’nin amaçladığı ve kuruluş felsefesine uygun tüm sosyal ve siyasal kesimleri kapsamış değil. Geçen süreçte bu yönlü yetersizlikler yaşandı. Eğer kuruluş hedeflerine uygun sosyal ve siyasal kesimleri kapsarsa kesinlikle kısa sürede Türkiye’nin siyasal iklimi değişir. Türkiye yeni bir siyasal tarih yaşar.